TR
← Tüm hikâyeler

Okuldaki İlk Günüm çocuğunuzun kahraman olduğu kişiye özel kitap

Yeni ayakkabılar, yeni arkadaşlar, cesur bir kalp

Okulun ilk gününden önceki gece kahramanımız heyecandan uyuyamaz. Okul çıkışında yeni bir arkadaşı, bütün sınıfın önünde yaşadığı cesur bir anı ve gösterecek bir resmi vardır. Karnındaki kelebekler de uçup gitmiştir.

Masalın tamamını oku ↓

Renk paleti: sunny yellow, apple red and sky blue

Örnek sayfalar

Bu masalın örnek resimleri. Sizin kitabınız, bu hikâyenin renkleriyle ve çocuğunuz kahraman olacak şekilde resimlenir.

Yeni sırt çantasının yanında uykusuz bir gece
Yeni sırt çantasının yanında uykusuz bir gece
Yeni bir arkadaşla paylaşılan tek bir boya kalemi
Yeni bir arkadaşla paylaşılan tek bir boya kalemi
Elinde resimle okul kapısından koşarak çıkış
Elinde resimle okul kapısından koşarak çıkış

Örnek kitaplar

Okuldaki İlk Günüm: masalın tamamı

Okulun ilk gününden önceki gece Emir yatağında bir türlü uyuyamıyormuş. Sırtüstü yatmış, gözleri kocaman açık, tavana bakıyormuş. Ay ışığı pencereden içeri süzülüp yere gümüş bir şerit çiziyormuş.

Yatağın yanında yepyeni sırt çantası duruyormuş. Çanta turuncuymuş, cebinde küçük bir sincap resmi varmış. İçine kalem kutusu, beslenme çantası ve su matarası çoktan yerleştirilmiş. Çantanın önünde de yeni ayakkabıları duruyormuş; tertemiz, pırıl pırıl, mavi bağcıklı.

Emir çok heyecanlıymış. O kadar heyecanlıymış ki bütün vücudu karıncalanıyormuş. Ama biraz da tedirginmiş. Sanki karnının içinde minik kelebekler uçuşuyormuş.

“Ya hiç kimseyi tanımazsam?” diye fısıldamış oyuncak ayısına. Ayı cevap vermemiş ama ona sevgiyle bakmış. Sonunda Emir uykuya dalmış.

Sabah kahvaltısını yapmış, yeni ayakkabılarını giymiş, çantasını sırtına takmış. Babası elini tutmuş ve birlikte kaldırımda yürümeye başlamışlar. Emir'in öbür elinde, babaannesinin onun için hazırladığı, içi şekerleme dolu kocaman bir kâğıt külah varmış.

Yolda fırının önünden geçmişler, simit kokusu burunlarına dolmuş. Bakkal amca dükkânının önünden el sallamış: “Kolay gelsin küçük öğrenci!” Emir de ona el sallamış ama adımları gitgide yavaşlıyormuş. Okula ne kadar yaklaşırsa, karnındaki kelebekler o kadar hızlı uçuşuyormuş.

Okulun kapısına gelince Emir durmuş. Okul kocamanmış. Bir sürü penceresi, yüksek bir çatısı ve koşup bağıran çocuklarla dolu bir bahçesi varmış. Emir çantasının askılarını yakalamış ve bütün gücüyle sıkı sıkı tutunmuş.

“Ne kadar büyük,” demiş.

“Evet, büyük,” demiş babası ve yanına çömelmiş. “Ama sen cesursun. Okul bitince de ben tam burada olacağım.”

Sınıfın kapısında gözlüklü, güler yüzlü bir öğretmen duruyormuş. Çocuklar kadar küçük görünmek için diz çökmüş ve her birine adıyla günaydın diyormuş.

“Günaydın Emir,” demiş. “Geldiğine çok sevindim. Askın şurada, üstünde sincap olan.”

Emir bakmış. Askılardan birinin üstünde adının yazdığı küçük bir kart ve tıpkı çantasındaki gibi bir sincap resmi varmış. Çantasını asmış ve bu biraz iyi gelmiş.

Ama sınıf çocuklarla doluymuş. Kimi bloklarla kule yapıyor, kimi bebeklerle oynuyor, kimi de oyuncak raflarının önünde konuşup gülüyormuş. Her yer gürültü ve uğultuyla doluymuş. Emir büyük halının ta kenarında kalakalmış, beslenme çantasını göğsüne bastırmış. Karnındaki kelebekler yine kanat çırpmaya başlamış.

Derken bir kız çocuğu gözüne çarpmış. Pencerenin yanındaki küçük bir masada tek başına oturuyormuş. Önünde bir resim kâğıdı varmış ama hiçbir şey çizmiyormuş. Sadece masaya bakıyormuş. Tıpkı Emir gibi o da çok tedirgin görünüyormuş.

Emir derin bir nefes almış. Sonra masaya gitmiş ve kızın karşısına oturmuş. Kutudan sarı bir pastel boya alıp masanın üstünden uzatmış.

“Sarıyı ister misin?” diye sormuş. “Güneş çizmek için çok güzel.”

Kız başını kaldırmış. Boyayı almış ve hafifçe gülümsemiş. “Benim adım Ada,” demiş.

“Benim adım da Emir.”

Yan yana resim yapmışlar. Ada bir güneş ve bir köpek çizmiş. Emir bir ev ve bir sincap çizmiş. Kısa sürede ikisi de gülmeye başlamış, birbirlerinin resimlerine bakmak için masanın üstüne eğilmişler.

Biraz sonra Ada bloklardan bir kule yapmış. Kule yükselmiş, yükselmiş, neredeyse Ada'nın burnuna kadar uzanmış. Ama sonra sallanmış ve güm! Bloklar yere saçılmış. Ada'nın gözleri dolmuş.

Emir hiç düşünmeden emeklemiş ve blokları toplamaya başlamış. “Gel,” demiş, “yeniden yapalım. Hem de daha yükseğini.”

Blok blok üstüne, birlikte. Sonunda en üste son bloğu Emir koymuş ve kule dimdik ayakta kalmış. Bütün sınıf alkışlamış, en çok da öğretmen. “Aferin size,” demiş.

Teneffüste Emir'le Ada güneşli okul bahçesine koşmuşlar. Kaydırağa kadar yarışmışlar. Önce Emir vınn diye kaymış, Ada da aşağıda sırasını bekleyip gülmüş. Arkalarında birkaç çocuk ip atlıyor, tekerleme söylüyormuş.

Sonra salıncaklara koşmuşlar, kum havuzunda bir kale yapmışlar, bahçenin bir ucundan öbür ucuna koşturmuşlar. Zil çaldığında ikisinin de yanakları elma gibi kıpkırmızı olmuş.

Teneffüsten sonra herkes büyük halının üstünde toplanmış. Öğretmen sandalyesine oturmuş, eline resimli bir kitap almış ve inini bulamayan küçük bir ayının hikâyesini yüksek sesle okumuş. Emir, Ada'nın yanına iyice sokulmuş ve dinlemiş.

Öğretmenin arkasındaki pencerede, sınıfın sabah kesip yapıştırdığı kâğıt kelebekler asılıymış. Sarılar, maviler, pembeler. Öğretmen okurken Emir'e öyle gelmiş ki kelebekler kıpırdamaya başlamış. Kanatlarını çırpıp camdan ayrılmışlar ve açık pencereden dışarı, gökyüzüne doğru uçup gitmişler.

İşin tuhafı, Emir'in karnındaki kelebekler de onlarla birlikte uçup gitmiş. Emir elini karnına koymuş. İçerisi artık sessizmiş. Sadece sıcacık, mutlu bir duygu kalmış.

Okul bitince babası, söz verdiği gibi kapıda bekliyormuş. Emir elindeki resmi havaya kaldırarak ona doğru koşmuş.

“Baba! Bak! Sincap çizdim! Bir de yeni arkadaşım oldu, adı Ada, birlikte en yüksek kuleyi yaptık!”

Babası onu kucaklayıp havada döndürmüş. “Ne güzel bir gün geçirmişsin,” demiş.

O akşam Emir çantasını kendi hazırlamış. Kalem kutusu, beslenme çantası, su matarası. Çantayı yatağının yanına koymuş, ayakkabılarını da önüne dizmiş. Sonra yorganın altına girip gözlerini kapamış. Karnında hiç kelebek yokmuş, yalnızca küçük bir gülümseme varmış.

“Yarın,” diye fısıldamış ayısına, “yine okula gideceğim.”

Ve ona kadar saymaya kalmadan uyuyakalmış.

Aileniz için roller

Bu kişileri kitaba eklerseniz kendi yüzleriyle bu rolleri oynarlar. Eklediğiniz diğer herkes hikâyeye kendisi olarak, kahramanın yanında katılır.

Bu kitabı oluştur

Blogumuzdan

Dil

🇬🇧 EN · English🇩🇪 DE · Deutsch🇫🇷 FR · Français🇪🇸 ES · Español🇮🇹 IT · Italiano🇳🇱 NL · Nederlands🇸🇪 SV · Svenska🇩🇰 DA · Dansk🇳🇴 NB · Norsk bokmål🇹🇷 TR · Türkçe

Hesap oluşturAna sayfaHikâyelerÖzel günlerYılbaşı kitaplarıNasıl çalışırSSSBlogHakkımızdaGizlilik politikasıBize ulaşın